rüyada gökten at indiğini görmek

Site De Rencontre Gratuit Vienne 86. Rüyada gök görmek, mustarip ve aciz kimsenin duasının kabul edilmesine ve arzu ettiği şeyi elde etmeye tabir edilir. Gökten evler üzerine ateşin düştüğünü görmek, Allah tarafından halka gelecek hastalık ve ölümdür. Göğe tamamen çıktığını görse, işin sonuna da kavuşur. Yine yeryüzüne dönse, yerildiği şeyden kurtulur. Yerinden düşse, ona ariz olan ve azalarında kırık ve çıkık miktarınca, onun halinde noksanlık ve helak meydana gelir. Rüyada gök görmek nedir? Rüyada göğe çıkan, uyanıklıkta hasta ise ve gökten yere tekrar inmese, o kimse o hastalıktan ölür. Tekrar yere inse, onun zararı ve hastalığı son haddine varır. Aile ve yakınlarının ümidi kesilir sonra inşallah yine bundan kurtulur. Bir kimse rüyada merdiven veya bir iple semaya çıktığını görse, izzet, yükseklik ve korkuya işaret eder. Eğer gökten bir çukur veya bir kuyu içine düşüp oradan çıkmamışsa, tabir o çukur ve kuyunun onun kabri olmasına işaret eder. Bu rüyada onun Müslüman olarak vefat edeceğine müjde vardır. Rüyada göğe yaklaşmak, ibadet eden ve iyi amel sahibi kimseler için Allah-u Teala Hazretlerine yaklaşmaya işaret eder. Göğün yeryüzüne düşmesi, yeryüzünde meydana gelecek kıtlığa işaret eder. Eğer ateş, arazi ve harman yeri ve nebatat biten yerlere düşse, ekinlere dolu ve çekirge gibi gök afetleri erişir. Rüyada gök görmek ne anlama gelir? Rüyada ikinci gökte olduğunu görmek o kimseden halkın öğreneceği edebe, zihin açıklığına, liderliğe işarettir. üçüncü gökte olduğunu görse, o kimse nimete, güzelliğe, ferah ve sevince işarettir. Dördüncü gökte olduğunu görse, o kimse mülk, güç ve heybete işarettir. Kendisinin besinci gökte olduğunu görse, o kimse, emniyet müdürlüğüne, ordu hizmetine ve bu gibi şeylere memur edilir. Altıncı gökte olduğunu görse, hakimlik, züht ve ibadetle rızıklanır, işlerinde azimli ve ihtiyatlı olur. Yedinci gökte olduğunu görse, emlak ve araziye, ziraat ve kurtuluşa işarettir. Eğer rüyayı gören anlatılan mertebelere layık değilse, rüyanın tabiri o kimsenin lideri yahut çocuğu, torunu, benzeri yahut adaşı hakkında meydana gelir. Kendisini yedinci göğün üstünde olduğunu görse, o kimse yükseklik ve azamete işarettir. Ancak helaki ve ölümünden korkulur. Göğe çıktığını gören kimse, vefat eder ve ahirete gider. Göğün yeşillendiğini görmek, o sene ziraat ve hububatın bol olmasına işaret eder. Göğün sararması ise, o senede hastalığın olmasıdır. Göğün demirden görülmesi, o senenin yağmurunun az ligidir. Gök tabakalarının birbirine yapıştığını görse, yağmur yağmaz. Tabakaların birbirinden ayrılması ise, yağmur ve nebatin ve hububatın çok olmasıdır. Rüyada gök görmek nasıl tabir edilir? Rüyada gök kapılarının açılmış olduğunu görse, yağmurlar çok ve dualar kabul olunur. Kapılarının kapanmış olarak görülmesi, yağmurun yağmamasına işaret eder. Gökten yeryüzüne indiğini görse, ona şiddetli hastalık büyük tehlikeli şeyler isabet eder ve ölüme yaklaşan bir hastalığa yakalanır ve sonradan bundan kurtulur. Büyük iş peşinde olan kimsenin göğe elini sürmesi, isinde muvaffak olamayacağına işaret eder. Yükselip göğe yaklaştığı halde ona çıkmadığını görse, o kimsenin din veya dünya sahibi olduğuna ve her ikisinde de yüksekliğe nail olacağına işaret eder. Rüyada göğe bakmak, dünya devlet başkanlarından birisine bakmaktır. Doğu ve batı taraflarına baksa, o kimse yolculuğa çıkar. Bazen de o kimse büyük otoriteye işarettir. Göğün sadece kendisi ve ailesi üzerine düşmesi, o kimsenin evinin tavanının yıkılmasına, üzerine gök düsen kimse uyanıklıkta hasta idiyse, ölümüne işaret eder. Göğe doğru yükseldiğini ve oraya girdiğini görse, o kimse şehadete ve bununla beraber şeref ve övgüye işarettir. Allah’ın yardımıyla kurtuluşa erer. Bir kimse rüyada gökte olduğunu görse, amir olur. Yeryüzüne bakmak için göğe çıktığını görse, yüksekliğe işarettir, kaçırdığı bir şey için üzüntü ve kedere düşer. Gök kapılarının açıldığını gören kimse, sevince, hayra ve nimete işarettir. Düz olarak göğe çıktığını gören kimse, zarar, ziyan, beden ve malında noksanlığa düşer. Meşakkatsiz göğe çıktığını gören kimse, güç ve otoriteye nail olur. Düşmanının kötülük ve hilesinden kurtulur. Göğü dişleriyle tuttuğunu görse, o kimsenin kendisine yahut malına noksanlık erişir yahut elinin erişemeyeceği bir iş talebinde bulunur. Göğe çıkıp oradan inmediğini görse, ölümüne yahut ölüme yaklaşmaya işarettir. Göğe çıkıp orada dolaştığını gören kimse, astronomi ilmini ve gizli ilimleri öğrenerek halk arasında meşhur ve maruf olur. Göğe dayandığını gören kimse, başkan olur, kendisine muhalif kimselere zafer bulur. Ne zaman çıktığını bilmediği halde göğe çıkmış olduğunu gören kimse cennete girer. Gökte binaları olduğunu ve bu binaların da yerdeki halkın binalarına benzemediğini gören o kimse bulunduğu halden başka bir şekilde dünyadan çıkar. Yer ile gök arasında, aslim kötü gördüğü bir şeyden duvarının olduğunu görse, dince kötü bir şeye, duvar aslim kötü görmediği bir şeyden yapılmışsa, din ve dünyaca şerefe işaret eder. Gerek kendisi ve gerekse bütün halk için rüyada gökten kapı açıldığını görse, yine kendisi ve halk için üzüntü ve kederden halasa ve hayra işaret eder. Gök tarafından bir ipe asili olduğunu görse, yerden ayrıldığı kadar dince velayete işarettir, ipin kesildiğini görse, velayet kendisinden gider. Gökte bir kandilin yanıp söndüğünü görse, güneş tutulur. Gök, denize de işaret eder. Ziraatçının göğü görmesi, hububat ve meyvelerde meydana gelecek büyüme ve berekete işaret eder. Bazen de gök, ona çıkıp inmeyen kimse için ölüme, İsa kıssasına binaen töhmete işaret eder. Gök, yükseklikle de tabir edilir. Rüyada göğün yarılmış görülmesi bidat ve sapıklığa işaret eder. Bazen de göğü görmek, hacca, gökyüzünden yere inmek düşman ile anlaşmaya işaret eder. Bazen göğe yükselmek, inatçı ve düşman ile münazaa ve husumete işaret eder. Hayırlı şeylerden sayılanların rüyada gökyüzüne çekilmesini görmek, piyasanın pahalı olmasına, iyi kimselerin kaybolmasına yahut gazilerin ve hacıların ölümüne işaret eder. Kötü şeylerden sayılanların rüyada gökyüzüne çekilmesini görmek, inançsızların helakına yahut zulmün ortadan kalkmasına işaret eder. Bazen de rüyada göğe çıkmak, büyüklerin evlerine girmeye işaret eder. Eğer gökten bir şey alsa, hırsızlığa ve haber araştırmaya işaret eder. Günahkâr kimsenin göğe çıkması, onun ölümüne, inançsız çıkması ise, Müslüman olmasına işaret eder. Göğe giren kimse hasta ise iyileşmemişse, ölür. Bazen de uzak bir yere yolculuk yapar. Bazen de gök hapse ve ona yönelmek de yüksek düşünceye işaret eder. Göğün yarılarak içerisinden ihtiyar birisinin çıktığının görülmesi, o yer halkına gelecek hayra, ucuzluk ve bollukla beraber ülfet ve sevince işaret eder. Genç birisinin çıktığının görülmesi, düşmanın o yer halkına fenalık etmesine ve aralarından düşmanlık ve ayrılık meydana çıkmasına işaret eder. Koyunun çıktığının görülmesi ganimettir. Deve çıkarsa, yağmur yağar ve seller gider. Arslan ve yırtıcı hayvan çıkarsa, o yerin halkı çok acımasız bir valinin zulmü ne uğrar. Eğer gökten bal, zeytin, incir ve arpa gibi bolluğa işaret eden şeyler inse, halka menfaatli yağmurlar yağar ve halkın menfaati gökten inen şeylerle meydana gelir. Kendisi hazır bulunduğu halde göğün yapıldığını görse o kimse yalan yere şahitlikte bulunur. Gökten yeryüzüne düştüğünü görse, büyük bir günah işler. Düştüğü zaman başı aşağı olsa, ömrünün uzun olmasına işaret eder. Bazen de bu rüya onun günah işlemesinden dolayı korkutulmasına işaret eder. Bazı kere de hastanın sıhhat ve rahatından sonra yine hastalanmasına, tövbe edenin tövbesinden dönerek yeniden günah işlemesine işaret eder. Bir kimse rüyada gökten nur çıktığını görse, o yer halkının hidayetine, gökte karanlığın meydana geldiğini görse, o yer halkının sapıklığına işaret eder. Gökten kamçı gibi şeyler indiğini görse, kazandıkları günah ve suçtan dolayı halka şiddet ve sıkıntı isabet eder. Rüyada gökleri görmek, ilim sahipleri için eşyanın hakikatim keşfetmeye ve ona muttali olmaya ahiret işlerine ihtimam göstermeye işaret eder. Bazen de gökleri görmek ve oraya çıkmak büyük şehirlere yapılacak yolculuğa kara ve denizde ticaretin çok sınıflarından kar ve faydalı ticaretlere işaret eder. Göğü görmek, şehre, kaleye, eve, ese, anne babaya, hocaya, kendisinden menfaat umulan ve zararından korkulan yere işaret eder. Bazen göğe çıkmayı arzu etmek, rızık aramak için çalışmaya, vaadin yerine getirilmesinden ümit ettiği şeyin çabukluğuna işaret eder. Bu tabirle ilgili yorumunuzu bize yazın Genel 29 Görüntüleme Rüyada gökten indiğini görmek çok büyük sıkıntılar ve sorunlar yaratacağına, borçlarının azalacağına, geçim sıkıntısının bitip, faturalarının rahatlıkla ödeneceğine, değer verilen kişiler ile mutlu bir şekilde yaşanacağına, şimdiye kadar yaşadığı sıkıntılarının sona ereceğine, üzüntülerinin ve sıkıntılarının en kısa sürede sona ereceğine ve her zaman mutlu bir kişi olacağına, yanlış giden neyse düzeltilmesi için uğraşılacağına, tersliklere ve aksiliklere sebebiyet vereceğine, işini kaybedeceğine, ekmeksiz kalacağına, büyük sıkıntılar yaşanacağına yorulmaktadır. Rüyada gökten indiğini gördüyseniz Kafa karışıklıkları nedeniyle, tutamayacağınız sözler verebilir veya istikrarsız bir görünüme bürünebilirsiniz. Rüyada gökten nur indiğini görmek bir sebeple kendisini çok büyük bir sıkıntının içinde bulacağına, çok resmi görevlerde bulunacağına, dostlardan zarar görüleceğine rivayet etmektedir. Rüyada gökten birinin indiğini görmek başarılarını arttıracağına, terfi edeceğine, yaptığı işte çok büyük atılımlar ve yenilikler yapacağına, çok uzun bir zaman boyunca başında olduğu işleri bırakıp kendisine yeni ve daha başarılı olacağı bir yol çizeceğine, böylece hayırlı bir yola girileceğine delalettir. Rüyada gökten koç indiğini görmek duygularının ön plana çıkacağına ve hayattan zevk alacağı günler geçireceğine, aile bireylerinin de içinde olacağı ve büyük emek vereceği bir iş kurulacağına, kazançta zarar edeceğine rivayet etmektedir. Rüyada gökten ışık indiğini görmek sürekli olarak bahaneler arkasına sığındığı için tembel biri olarak adlandırılacağına, atacağı adımlar yüzünden büyük bir üzüntü yaşayacağına ve bu kadar sorun varken daha kötü ve düzensiz bir dönem geçireceğine, ancak yanlış bir karar alırsa çok bir duruma düşeceğine inanılır. Rüyada gökten ayet indiğini görmek kafasındaki soru işaretlerinin çözüleceğine, nerede akşam orada sabah felsefesi ile yaşamaktan vazgeçeceğine, maddi olarak büyük bir fırsatın ayağına geleceğine, yaptığı çalışmalar sayesinde iş dünyasında kendisine çok iyi bir yer edineceğine, zararlı bir alışkanlıkla uğraşan bir dostunun bu illetten kurtulması için destek olacağına işarettir. Rüyada gökten at indiğini görmek duygusal kararlar vermek yerine her zaman aklı ile hareket edeceğine, aradaki dostluğun daha da pekişeceğine, zorlukların ve üzüntülerin geride kalacağına, bir düşmanın kötü haberini almaya delalet etmektedir. Rüyada gökten indiğini görmek bir uzman kontrolünde spora başlanacağına, bilgiyle donanacağına, aydınlık bir yola çıkılacağına inanılır. Rüyada gökten melek indiğini görmek sevilen birinin geleceğine, kişinin yoğun bir iş trafiği yaşayıp, çok daha fazla mesai harcayacağına, inandıklarının ve savunduklarının değişeceğine rivayet etmektedir. Rüyada gökten inen ışık görmek ayrı düşmüş kişilerin buluşacağına, sorunların yakın bir zaman içinde kesin çözüme kavuşacağına, dertlerin biteceğine, ticarette hileye ve fesada düşmeyeceğine, allah’ın emrettiği şekilde mal ve para sahibi olacağına, büyüklerine saygıda küçüklerine de sevgide artık hiç kusur etmeyeceğine, asılmış olan yüzünün gülmeye başlayacağına, renklendirecek ve eğlenceli hale getirecek işler yapacağına, sevinçli haberler alınacağına, büyük çalışmalar ve hayırlı projeler gerçekleştirileceğine, rızkın ve kısmetin artacağına, kısa süre içinde büyük başarı sağlanacağına, mutlu olunacağına ve yaşanacak güzel olaylar ile yakında çok sevinileceğine inanılır. Rüyada gökten inen ışık gördüyseniz Karşılanabilir talepleriniz destek bulabilir. Rüyada gökten inen ışık görmek kendisine kalacak yüklü miktarda miras ile üzüntülerinden kurtulacağına, sevgi göreceğine işaret etmektedir. Rüyada gökten inen at görmek kötü günler yaşayacağına, ters giden işlerinin düzeldiğine ve içinde bulunduğu hem maddi hem manevi durumdan çok büyük bir mutluluk duyduğuna, çok hayırlı işlere gireceğine alamet eder. Rüyada gökten inen bebek görmek İslam inancına paralel bir hayat sürdürüleceğine, hayırlı bir işe iştirak edileceğine yorulmaktadır. Rüyada gökten inen melek görmek sorunlarının kısa sürede ortadan kalkacağına, tüm keyfinin kaçacağına yorulur. Rüyada gökten inen beyaz at görmek araba ya da tarla gibi bir yatırım yapacağına, şansının açılacağına, ticaretinin genişleyeceğine inanılır. Rüyada gökten ışık indiğini görmek sevinileceğine, müjdeli ve hayırlı haberler alacağına bu sayede deyim yerindeyse içinin açılacağına alamet eder. Rüyada gökten inen insan görmek ağız tadının ve moralin bozulacağına, yaptığı fedakârlık kadar onlardan da fedakârlık göreceğine delalet eder. Rüyada gökten ışık düşmesi haksızlığa sebep olan bir kişi ile konuşulacağına, kazancın artacağına, kısa süre içinde korkuların ve endişelerin sona ereceğine yorulmaktadır. Paylaşılan Rüya Güzel Çıkar Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Direkten İndiğini Görmek Rüyada direkten indiğini görmek tabiri Rüyada direkten indiğini görmek hatasını görmesine yardımcı olan ebeveynleri sayesinde gelecekteki hayatında rahat edeceğine, yollarının açılacağına, kendilerini toparlamaları ve işlerini düzeltmeleri için destek vereceğine, ev içinde yaşayacağı bazı sorunlar nedeni ile zor günler geçireceğine, doğruluktan ve hak yolundan da ayrılmayacağına, ferahlığa çıkılacağına, orada iyi ahlaklı kimselerle dost olacağına, tabir edilir. Ayrıca rüyada direkten indiğini görmek sorunlarındanq yavaş yavaş kurtulacağına ve epey bir zamandan beri rahatsızlık duyduğu konuları düzeltmek için çaba göstereceğine, üzüntü duyulan ve endişe edilen olaylardan kurtuluşa erileceğine, başın sıkıştığı anda etraftaki kişilerden yardım alınacağına, kısmetlerinin de herkesi kıskandıracak kadar çoğalacağına, uğradığı haksızlık yüzünden insanlardan soğuyacağına, varlıklı kimse olacağına, yorumlanır. omuzlarındaki yükün giderek ağırlaşmasıyla hayat enerjisinin düşeceğine tabir edilir. başka projeler içinde yer alarak atılımlarını artıracağına delalet eder. herhangi bir hastalık yüzü görmeyeceğine alamet eder. atılıma geçeceğine yorulur. Dini olarak Rüyada direkten indiğini görmek tabiri Dini olarak rüyada direkten indiğini görmek daha önemli, ayrılanların kavuşacağına, hem de iş hayatını olumsuz yönde etkileyeceğine, bir koyduğu işten üç alacağına, kötü düşünceler ve kötü planlar içinde olacağınıza, yapılacak olan işlerden çok kazanç geleceğine, mutluluğa ve yükselmeye tabir olunur. Rüya alimlerine göre emeklerine karşılık hayal ettiklerine ulaşacağına; mutluluğunu, emeklerinin karşılığını da en güzel şekliyle alacağına, yüzünün hep güleceğine, sözünde duracağına, delalet eder. Psikolojik olarak Rüyada direkten indiğini görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada direkten indiğini görmek tövbelerin amacına ulaşacağına, büyük başarı kazanacağına inandığı işlerle ilgileneceğine, varlıklı kimse olacağına, geçim derdi yaşayacağına, insanlarla tartışacağına, böylece rüyayı gören kişinin, kişinin çevresinde zenginliği ile nam salacağına, gözyaşının dineceğine, işaret KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ  SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ

rüyada gökten at indiğini görmek